Aşk

AŞK FALI. Partnerinizle aranızdaki uyumu merak mı ediyorsunuz? Aşk falı sizler için hazırlandı. Hemen partleriniz ve sizin bilgilerinizi seçerek aşk falınıza baktırabilir ve ilişkiniz hakkında yorumlar alabilirsiniz. aşk bisenlazim k grunge couple geceninbeklentisi plaktakiseninsesin karpuzluantidepresan grungetumblr grungeaesthetic grungepost grungeaccount grungeblog grungegirl grunger grungelook goth grungereed grungevibes grungesociety grungephoto bokmutluyuzaqq postlarim yanlzadam mypost. 11,467 notes Afili Aşk Episode 31 with English Subtitles - Ask Meydan Savasi. by tvshowsat 3 months ago 57 Views. 2:18:49. Afili Aşk Episode 32 with English Subtitles - Bir Inat Ugruna. by tvshowsat 3 months ago 59 Views. 2:20:07. Afili Aşk Episode 33 with English Subtitles. by tvshowsat 3 months ago 56 Views. Aşk İçin Lyrics By, Arranged By – Mert Ekren Music By – Mert Ekren, Uğur Başar: 3:32: B2: Nazar (Ne Senle Ne De Sensiz) Lyrics By – Binnaz Ekren, Mert Ekren Music By, Arranged By – Uğur Başar: 3:14: B3: Yakarış Written-By, Arranged By – Mert Ekren: 4:58: B4: Duvarımda Arranged By – Mert Ekren, Uğur Başar Written-By ... Aşk 101 episode 1 english subtitles. Aslo known as Love 101, the story begins in today Istanbul, when a woman called Işık arrives at an old house. There she recalls the past and friends of her Gel Dese Aşk, stuck between tasks and wishes, the series addresses the story of people who raise their unhappiness behind their silence. The series will bring together the story of a married couple who have been married for 20 years who have been trying to stand on resentments, injuring them from where they are injured, and rebringing the love. Discover releases, reviews, credits, songs, and more about Mert Ekren - Aşk İçin at Discogs. Complete your Mert Ekren collection. With Caglar Ertugrul, Burcu Özberk, Benian Dönmez, Nese Baykent. Tells the story of Ayse, who due to slanderous accusations is forced to marry Kerem, a well-known, rich and handsome playboy. Aşk 101 1.Sezon 1.Bölüm izle netflix dizisi 720p tek parça full HD Aşk 101 1.sezon keyifle izlemeniz için BolumD adresinde hazır Aşk – Love 2015 filmi ülkemizde ilgi çeken bir konuya sahip olduğu için paylaştığımızı belirtmek isteriz. Aşk – Love 2015 seksin farklı boyutlarda işlendiği filmimiziz hdfullizle.org ayrıcalıklı dünyasından kaliteli ve kesintisiz full hd izlersiniz.

KGBTR

2019.06.09 20:40 furkantopal KGBTR

Türkiye'nin en özgürlükçü topluluğu! Türk internetinin efsanesi "krdş grup bura ne beklion (KGB)" çıldırmaya burdan devam ediyor. Türkiye'nin sosyal medyasına birçok jargon, motto ve yeni mizah anlayışı kazandıran KGB grubu, üyelerin gruba, grubun da üyelerine fayda sağladığı özel bir oluşum. KGBTR, her şeyin özgürce sansürsüz bir şekilde konuşulduğu samimi ve kaliteli bir topluluktur. KGBTR'ye destek ol: https://kreosus.com/KGBTR This community is only for Turkish speakers...
[link]


2019.03.28 16:43 erkanporcay burdurland

Porçay Topluluğu için Meme ve İçerik paylaşım platformu.
[link]


2008.08.27 05:31 Turkish News and Discussion

This subreddit is for news and discussion about Turkey. Posts both in English and Turkish are welcome. Bu subreddit Türkiye ile ilgili haber ve sohbet ortamıdır. Türkçe veya İngilizce yazabilirsiniz.
[link]


2020.09.18 15:17 diziriscom Çatı Katı Aşk 11.Bölüm 2.Fragmanı

Çatı Katı Aşk 11.Bölüm 2.Fragmanı submitted by diziriscom to u/diziriscom [link] [comments]


2020.09.17 21:05 kaptan2302 Güzel Aşk sözleri

Güzel Aşk sözleri submitted by kaptan2302 to u/kaptan2302 [link] [comments]


2020.09.17 19:57 nerobianco9 Sanat & politika & aşk üçgeni

Sanat & politika & aşk üçgeni submitted by nerobianco9 to KGBTR [link] [comments]


2020.09.17 11:04 remDadalolu12 aşk çok tuhaf bir hiss

aşk çok tuhaf bir hiss submitted by remDadalolu12 to u/remDadalolu12 [link] [comments]


2020.09.17 01:06 citirr Netflixin yeni projesi Aşk 61in ilk görüntüleri yayınlandı

Netflixin yeni projesi Aşk 61in ilk görüntüleri yayınlandı submitted by citirr to KGBTR [link] [comments]


2020.09.16 22:37 emirhanbakan Mağaramdan

Adeta artık içimde bedenimde iki kişi varmış gibi. İçim ve dışın gerçekten çok farklı kişiler. Dışıma ben değilim diyemem ama içim beni benden iyi tanımladığı için içimin içinde yaşayıp müthiş bi yalnızlığa doğru sürükleniyorum. Aslında o müthiş yalnızlığa yine o içimdeki insan sürüklüyor beni. Dışım hala insansal faaliyetlerini sürdüyor. Arada bir arkadaşlarıyla eğleniyor ailesile vakit geçirmeye çalışıyor ders çalışıyor vs. Fakat iç ve dışımın bağlantışılı olduğu tek nokta kitap okumak. Dışım vasıtasıyla gerçekleşen bu olayı içim adeta avını kapan aslan gibi kapmaya çalışıyor. Dışım kitapta bulduğu bazı olayları kendine yansıtmaya çalışıyor ve tabiki içim tüm bencilliğiyle ona engel oluyor. Düşünüyorum; Dışım içime göre kat ile güçlü. İsteklere, tutkulara, ve tüm duygulara sahip. Dışım kendi türdeşine ihtiyaç duymadan yaşamaya muktedir Tabi ona karşı bir içim olmassa. Peki içim... İçim neye sahip? Duygusuzluk tutkusuzluk ve isteksizlik, yaşayabilmesi için türdeşine ihtiyaç duymuyor fakat tek ve tüm arzusu olan ruhunu keşfedebilmek için ölmek veyahut kendini dondurmak istiyor. Sayın dostlarım içim benim insanlardan uzaklaştığım; Dostoyevskinin tabiriyle "mağaram" .Bu mağara, dolu bi mağara; yaşanmışlıklardan çıkarılmış dersler ve fikirler ile... Dünyada sadece hassas insanlar bu mağaraya sahip olabilir. Peki hassas insan kimdir. Buraya kadar hep gördüğümüz yazılar. Peki hassas insan gerçekten kimdir. Aslına bakarsanız bunun hakkında hiç düşünmedim hayatım boyu hep o mağaradayım bir şeyler düşünüyorum ama düşündeğim şeyleri asla ve asla bilmiyorum belki de bu benim acizliğimdir, çok da mühim değil. Hassas insanlar kimlerdir sorusuna tek bir cevap vermek aptallık olur. Ama genel bi tanı ortaya koyucak olursam bence bu insanlar hayatlarında herhangi bir şekilde herhangi bir şeyden başarı veya mutluluk duyabilecekken bunları yaşayamayan insanlardır Keşkesi bol olan insanlar... Bu insanlarında öyle hepsi değil dostlarım. Toplumun tabiriyle zeki ( fakat bence bu doğru değil insanların zekasının yönelimleri farklı türler olabilir ve bizim zeki diye nitelendirdiğimiz kısım zekasını düşünmeye yönlendiren kısımdır) denilen insanlar gerçek hassas insanlardır. Ama bekleyin. Dediğim gibi daha önce hiç bu konuda düşünmedim şimdi bir kaç satır geri gidip düşüncelerimin doğruluğunu teyit etmem gerekiyor. Evet dostlarım düşündüm de bir insanın kendi mağarasında yaşaması için hassas kalpli olmasına gerek yok. Kendi yazdıklarımı çürütme zamanı. Hassas kalpliliğin insana Tanrı vergisi olduğu kanısına vardım. Ve yukarda tanımını yaptıpım hassas kalpli insanlar tanımı aslında tamamen mağarasına gömülen insanların tanımı. Evet biraz karışık oldu ama sanıyorum sonuca vardık. Ve şimdi size bahsettiğim "zeki" insanların mağaralarında acı çekip iyice gömülmesine neden olan o duygudan bahsediyim. Gurur... Gurur bahsini ettiğimiz insanların en büyük düşmanıdır. Gurur mağarayı genişletendir. Peki nasıl. Evet her insanda gurur var. Peki neden sadece biz acı çekiyoruz bu kahrolası duygudan. Bu (bence) zekamızı düşünce yönünde yormamızdan kaynaklanan bir şey. Elbette ki sadece zekasını bu yönde kullanan insanlara "zeki" denmesinin sebebi olmalı. Bu insanlar hayatta sınıf atlasınlar veya atlamasınlar kendilerini bilim ahlak sosyal konularda geliştirmiştir. Burada bizi en çok ilgilendiren kısım ahlak. Bahsi geçen insanlar diye uzun uzun yazmayıp bundan sonra ben diye cümleye başlayacağım. Bende bir vakitten sonra öyle bir ahlak oluşuyor ki ortada yazılı veya sözlü ahlak anlayışı olmuyor. Düşünce üzere olan akla ve mantığa uyan bir ahlak anlayışı oluşuyor. Ve verdiğim ahlaki hükümler ne kadar yanlış gözüksede benim gözümden ramak mercek alıp bakılınca müthiş anlamlar kazanıyor. Beni mağaradayken diğer insanların bazılarına kızmaya iten ise olaylara birbirimiz gözünden bakamamız. Evet şuan gerçekten böyle söylüyorum ve göreceksiniz birazdan kendimle çelişeceğim ama hala dediğimin arkasındayım. Şimdi değineceğim konu ise nasıl mutlu olunacağı. Dostlarım eğer şu satıra kadar bahsettiklerimin yarısını dahi anladıysanız çok üzülerek söylüyorum ki hayatınızda hiçbir zaman mutlak mutluluk olmayacak. Evet sevinçli anılarımız olacak. Yeri gelecek güleceğiz fakat inanın bana onlar akıllarımızı uyuşturabilen bir takım olaylar. Uyuşuklar geçip gittiğinde, o mağarada uyandığınızda tekrar yalnızlık sizi boğacak. Ama size iyi niteğinde sayılacak bir haberim var. Dünya üzerinde öyle bir uyuşturucu var ki bırakın mağarımızı başta bahsettiğimiz iç kişiliğimizi öldürebilecek veya dondurabilecek kudrette. Yani demek istiyorum ki dostlar ruhumuzu keşfettirebilecek güçte. Ruhumuz ancak eşini bulduğunda varolduğunu gerçek manada hissetirir bize. Sanırım hangi uyuşturucudan bahsettiğimi anladınız ama yine de söyleyeyim baylar ve bayanlar. Aşk şaka gibi değil mi heralde bu yazıları bir aptal yazıyor olmalı, sizlere dünyada ki insanların çok ama çok büyük bir bölümünün sahip olduğunu iddia ettiği duygunun psikolojik rahatsızları var denebilecek insanları kurtaracağını söylüyorum. Evet dostlarım, fakat önemli açıklamalar ile... Aşk iki insanın hormonları etkisiyle birbirindem hoşlanması veya aile kurmak için (hatta hoşlantı olduğu iddia edilse bile) duyulan duygu değildir. Hormonlardan bahsederken bunu sadece cinsel olarak düşünmeyin dostlarım insanlar tabiatı gereği bir eş ihtiyacı duyarlar fakat bahsetmek istediğim de bu. O boşlukları doldurmak için kurulan ilişkiler değil aşk. Aşkın temel kavramı bence ruh münasebeti. Ve aşık insanların en büyük belirtisi birbirlerinin beyninin içini okuması. Sanırım çok uzattım bu yazıları yazma sebebim mağaramdan bir nebze uzaklaşmaya çalışıp anladığım hatta hâlâ anlamaya çalıştığım Dostoyevskiden kendime örnekler vermekti. Uykuya geçmeden şunu belirtmek isterim ki eğer bu uyuşturucuya benim gibi sahip olabilme şansınız varken olamadıysanız geçici uyuşturucular kullanın yani kitap okuyun. İyi geceler diliyorum. Sefaletten kurtulmanın tek yolu çalışkanlık sanırım.
submitted by emirhanbakan to u/emirhanbakan [link] [comments]


2020.09.16 12:51 haberinsesi01 En Güzel Aşk Sözleri

En Güzel Aşk Sözleri
https://enguzelasksozleri.com/
#engüzelaşksözleri #hüzünlüsözler
submitted by haberinsesi01 to u/haberinsesi01 [link] [comments]


2020.09.15 23:15 _raihee_ Sakın pipinizi prize sokmayın

Yıkıklık işte gene bi gün oturuyo redditde geziyodum neyse sikim kalltı hemen hentai heaven i açtım başladım 31 e karşındaki avrada da iltifat ediyorum neyse aşkımı ilan ettim cevap vermiyo seni sikmek istiyorum diyorum cevap vermiyo memelerini tutmaya çalıştım ekrana elim girmiyo neyse sikimi güç kablosuna soktum bi tireme geldi sonra kızla sikiştim gerçek olamıyacak kadar güzeldi gerçek değilmişte zaten baya elektirik alıyom diyodum çarpılmışım amk Babam la anam buldu 1 kere hentai izlediğim için 1 kere 31 çektiğim için 1 kere sikimi prize soktuğum için 1 kere de aptal olduğum için dövdüler ama beni o loli den ayıramıycaklar!!!!!! Ailem karşı gelsede sevdiğim hentai karakteriyle olucam !!! Inadına aşk buu!!!!
submitted by _raihee_ to Rayuga_Archive_ [link] [comments]


2020.09.15 21:55 government_man00 İngilizce gün isimleri nereden gelir

Sunday (Pazar)
Eski İngilizce'deki Sunnandæg kelimesinden gelmektedir, bu kelime ise Latince'deki "Sun’s Day- Güneş Günü" anlamına gelen dies solis kelimesinin karşlığıdır.

Monday (Pazartesi)
Eski İngilizce'deki Mōnandæg kelimesinden gelmektedir, bu kelime ise Latince'deki "Moon’s Day- Ay Günü” anlamına gelen dies Lunae kelimesinin karşılığıdır.

Tuesday (Salı)
Eski İngilizce'de "Tyr's Day-Tyr Günü" (Tiw, Tew ya da Tiu olarak da bilinmektedir) anlamına gelen Tīwesdæg kelimesinden gelmektedir. Tyr İskandinav mitolojisinde zafer ve adalet Tanrı'sıdır. Romalılar ise “Mars’s Day-Mars Günü” anlamına gelen dies Martis kelimesini kullanarak bugünü savaş Tanrısı Mars’a adamıştır.

Wednesday (Çarşamba)
Eski İngilizce'de "Woden's Day-Woden Günü" anlamına gelen Wōdnesdæg kelimesinden gelmektedir. Woden, diğer bir adıyla Odin İskandinav mitolojisindeki en büyük tanrıdır. Romalılar ise Tanrı Merkür’den yola çıkarak “Mercury’s Day-Merkür günü” anlamına gelen dies Mercurii kelimesini kullanmışlardır.

Thursday (Perşembe)
Eski İngilizce'de "Thunor's Day-Thunor Günü" anlamına gelen Þunresdæg kelimesinden gelmektedir. Thunor, diğer bir adıyla Thor babası Odin'den sonra İskandinav mitolojisinin en büyük Tanrılarından biridir, şimşek ve yıldırım Tanrısı’dır. Romalılar ise bugün için Roma mitolojisindeki şimşek ve yıldırım Tanrısı Jüpiter’den yola çıkarak “Jupiter’s Day-Jüpiter Günü” anlamına gelen dies Jovis kelimesini kullanmıştır.

Friday (Cuma)
Eski İngilizce'de "Day of Frige - Frige Günü" anlamına gelen Frigedæg kelimesinden gelmektedir. Frigg İskandinav mitolojisinde Odin'in karısı ve en güzel Tanrıça'dır. İsminin güzellik ve aşk Tanrıçası Freyja ile aynı kökten geldiği düşünülmektedir.Romalılar ise “Venus’s Day-Venüs Günü” anlamına gelen dies Veneris kelimesini kullanarak bugünü aşk ve güzellik Tanrıçası Venüs’e adamıştır.

Saturday (Cumartesi)
Eski İngilizce'deki Saeterndaeg kelimesinden gelmektedir, bu kelime ise Latince'deki "Saturn’s Day- Saturn Günü" anlamına gelen dies Saturni kelimesinin karşılığıdır. Roma mitolojisindeki Satürn Tanrısına adanmış
submitted by government_man00 to KGBTR [link] [comments]


2020.09.15 19:03 baharyildirim aşk

aşk submitted by baharyildirim to u/baharyildirim [link] [comments]


2020.09.15 15:50 mahalligundem Tatilsepeti'nden aşk rotaları

Tatilsepeti'nden aşk rotaları submitted by mahalligundem to u/mahalligundem [link] [comments]


2020.09.15 14:42 SerialeTurcesti Dragostea te va face sa plangi - Aşk Ağlatır Serial Turcesc Online Subtitrat in Romana - Seriale Turcesti Online

submitted by SerialeTurcesti to serialeturcestionline [link] [comments]


2020.09.15 14:21 government_man00 İskandinav mitolojisi Tanrılar

Odin İskandinav mitolojisinin en büyük tanrısıdır. Aesir tanrılar topluluğunun lideridir. Asgard’a krallık yapar. Bilgelik, şiir ve savaş tanrısıdır.
Eşi Frigg’den olan çocukları,Baldur, Hodr, Bragi ve Hermod tanrıça Jord’dan olan çocuğu Thor ve dev Grid ‘den olan çocuğu da Vidar ‘dır.
Thor ( The thunder god) ( şarkıya bakınız :https://youtu.be/JFYVcz7h3o0) Tanrıların kralı Odin‘in ve Odin’in eşi Jord’un (Dünya) oğludur.
Thursday (Perşembe) günün ismi Thor dan gelmiştir
Oğlu Modi ve kızı Thrud’un annesi olan doğurganlık tanrıçası Sif’in kocasıdır; diğer oğlu Magni, dev Jarnsaxa’dan doğmuştur.
Thor, tanrıların alemi Asgard‘ın ve insan aleminin Midgard’ın savunucusudur.
Yıldırım, gökyüzü ve tarım tanrısı olarak bilinen Thor, savaşçı bir insanın idealindeki sadık ve onurlu bir savaşçı modelidir.
Thor, gökyüzünü 540 odalık bir saray olan Bilskírnir’in büyük salonunu inşa ettiği Powerrudvangr (“Güç Alanı” veya “Güç Ovaları”) topraklarından yönettiği düşünülür
Loki Kötülük, düzenbazlık ve hile tanrısı olarak bilinir. Loki, hem tanrılara hem de düşmanlarına oyun oynamayı sevdiği için genellikle ‘düzenbaz‘ tanrı olarak tanımlanır.
Loki’nin babası bir buz devi olan Farbauti’dir. Annesi ise Laufey’dir.
Aesir tanrıları ve buz devlerinin yaptığı savaşta tanrılara yardımda bulunmuştur. Odin, Loki’yi kan kardeşi olarak yanına almış ve Asgard’a götürmüştür.
Loki, bir Jötünn kadını olan Angrboda ile evlidir. Bu evlilikten üç tane sıra dışı çocuğu olmuştur.
Bunlar Thor’un düşmanı Midgard yılanı Jormungard, Ragnarok zamanı Odin’i öldürecek olan kurt Fenrir ve Ölüler Ülkesi’nin kraliçesi Hel’dir. Sigyn ile olan evliliğinden ise Narfi ve Vali adlı iki çocuğu bulunmaktadır.
Frigg Frigg, İskandinav mitolojisinde Odin’in karısı, Àsgard’ın tanrıçası (Kraliçe) ve en güzel tanrıçadır.
İngilizcedeki cuma gününün ismi (friday) onun isminden gelir.
İsminin Güzellik ve aşk tanrıçası Freyja’nınkiyle aynı kökten geldiği düşünülür.Toprak tanrıçası Jord ve Fulla’nın onun diğer adları olduğu düşünlmektedir.
Heimdall Tanrı Heimdall, Aesir tanrılarından biridir ve sürekli uyanık bir şekilde tanrıların alemi Asgard’ın koruyuculuğunu yapar.
Asgard ile insanların alemi Midgard arasında geçişleri sağlayan gökkuşağı köprüsü olan Bifrost’un bekçiliğini yapar.
Heimdall hakkında ayrıntılı bilgi için: Asgard’ın Koruyucusu Heimdall yazımızı inceleyebilirsiniz.
Baldur Tanrı Baldur, Odin ve Frigg’in oğlu, tanrıça Nanna’nın kocası, tanrı Forseti’nin babasıdır. Oğlu Forseti adalet tanrısıdır. Aesir tanrılar kabilesine mensuptur.
Baldur’un Hringham adında çok büyük bir gemisi vardır. Breidablik salonunda yaşamaktadır.
Baldur tanrıların en yakışıklısı olarak bilinir. Çok iyi huyludur. Bu özelliği sayesinde tüm tanrı ve tanrıçalar tarafından sevilmektedir.
İskandinav mitolojisinin en sevilen tanrısı olmuştur.
Baldur hakkında ayrıntılı bilgi için: Işığın ve Saflığın Tanrısı Baldur yazımızı inceleyebilirsiniz.
Hodr İskandinav mitolojisinde kör tanrı olarak bilinir. Odin’in oğlu, Balder’in ikizidir.
Karanlık ve kış tanrısıdır.
Kardeşi Balder’i, Loki’nin kendisini kandırması sonucu öldürmüştür. Balder’in ölümünün sorumlusu olarak Vali tarafından öldürüldü.
Hodr, Ragnarok ‘un ardından tekrar doğacaktır.
Tyr İskandinav Mitolojisi’nde zafer ve adalet tanrısıdır.
Saksonlardaki adı Tue’dur.İngilizcede Tyr’ün kutsal günü olan Salı gününe Tuesday (Tue’nun günü) denir.
Nesir Edda eserinde Odin’in oğlu olarak geçer.
Hermod Hermod, Odin’in oğludur. Tanrıların Elçisi olarak bilinen Hermod, tüm Asgard’ın en hızlısıydı.
Vali Vali, Odin ve Jötunn Grid’in en küçük oğludur. Genellikle okçu olarak kabul edilir.
Vali, Hodr’u öldürerek Baldur’un intikamını almıştır.
Ragnarok’un bir diğer kurtulanı da Vali’dir.
Vidar Odin ve Jötunn Grid’in oğludur. Vidar, Thor’dan sonra tüm Aesirlerin en güçlüsüdür. Asgard’da Vidi adı verilen büyük bir salonda yaşar.
Gücüne rağmen, Vidar huzurlu bir tanrıdır ve sessizce oturmaktan veya özel bir ayakkabı yaratmak için çalışmaktan hoşlandığı bilinmektedir.
Bragi Bragi, Odin ve Frigg’in oğludur.Şiir ve müzik tanrısıdır. Tanrıça İdunn ile evlidir.
Bragr ismi eski Nors dilinde şiir anlamına gelmektedir.
İdunn İdunn (Iðunn), İskandinav mitolojisi’nde ebedi gençlik tanrıçası. Şiir tanrısı Bragi’nin eşidir.
Sahip olduğu elmalarla diğer tanrıların da ölümsüzlükleri muhafaza etmelerini sağlar.
Forseti Forseti, Baldur’un ve Nanna’nın oğlu ve Odin’in torunudur.
İsminin anlamı yönetendir. Adalet, barış ve doğruluk tanrısıdır.
Hel Hel, Loki ve Angrboda’nın kızıdır.
Ölüler diyarı Helheim’in yöneticisidir.
Ullr Ullr, avcılık ve kış tanrısıdır. Sif’in oğlu, Thor’un üvey oğludur. Kış Tanrıçası Skadi ile evlidir.
Büyük bir okçu ve kayakçı olduğu söylenir ve genellikle kalkanını modern bir snowboard gibi kullanır. Bu nedenle modern zamanlarda Kayak Tanrısı olarak kabul edilir.
Freyja Freyja İskandinav mitolojisinde bereket tanrıçası olarak bilinir. Vanir tanrılar ailesinin bir üyesidir fakat Aesir-Vanir savaşından sonra Aesir kabilesinin fahri bir üyesi olmuştur.
Babası deniz tanrısı Njord’dur. Annesi bilinmemektedir fakat Nerthus’un annesi olduğunu söyleyen kaynaklar mevcuttur.
Erkek kardeşi Freyr’dir. İskandinav mitolojisinde Freyja’nın kocasının Odr olduğu söylenmektedir. Odr, Odin’den başkası değildir.
Frejya sevgi, güzellik ve doğurganlığı simgeler. Folkvang’da yaşar. Folkvang, halkın alanı anlamına gelir ve Freyja’nın evi olarak bilinir.
Freyja hakkında ayrıntılı bilgi için: Bereket Tanrıçası Freyja yazımızı inceleyebilirsiniz.
Freyr Tanrı Freyr, Vanir tanrılar ailesine mensuptur. Deniz tanrısı Njord’un oğlu, Freyja’nın erkek kardeşidir. Bir dev kızı olan Gerd ile evlidir. Fjölnir isminde bir çocukları vardır.
Tanrı Freyr, kendi kız kardeşi Freya da dahil olmak üzere sayısız tanrıça ve devlerin sevgilisidir.
Tanrı Freyr’a ibadet diğer Vanir tanrılarına göre çok fazladır. Freyr, bereket, hasat, verimlilik, güneş, yağmur gibi sembollerle ilişkilendirilmiştir.
Freyr hakkında ayrıntılı bilgi için: Bereket Tanrısı Freyr yazımızı inceleyebilirsiniz.
Njord Njord, İskandinav mitolojisi deniz tanrısıdır. Bunun yanı sıra rüzgar ve verimlilik ile de ilişkilendirilmiştir.
O denizin tanrısıdır, fırtınaları yatıştırır, sıkıntılı gemilere yardım eder, elverişli rüzgarların esmesine sebep olur.
Freyr ve Freyja’nın babasıdır. Njord ilk olarak kız kardeşi Nerthus ile evlenmiştir. Freyr ve Freyja’nın annesinin Nerthus olduğu düşünülmektedir. Daha sonra bir dev kızı olan Skadi ile evlenmiştir.
Vanir tanrılar kabilesine mensuptur. Noatun’da yaşamaktadır. Noatun gemilerin mekanı anlamına gelir.
Njord hakkında ayrıntılı bilgi için: Deniz Tanrısı Njord yazımızı inceleyebilirsiniz.
Nerthus Nerthus, Vanir tanrılar ailesine mensuptur. Bereket tanrıçalarındandır.
Njord’un kız kardeşi ve karısıdır. Freyr ve Freyja’nın annesidir.
Odr Odr, Vanir tanrılar ailesine mensuptur. Nesir Edda eserine göre Freyja’nın kocası, kızları Hnoss’un babasıdır. Odr’un tanrı Odin olduğu düşünülmektedir.
submitted by government_man00 to KGBTR [link] [comments]


2020.09.15 08:51 SosyeteDamat Aşk

Aşk submitted by SosyeteDamat to kushlar [link] [comments]


2020.09.14 16:45 alwaysiesta feromon denen şey zırvalık mı?

kadın ve erkek arasında kimyasal bir iletişim aracı. evet, en basit hâliyle karşı cinsle etkileşimi sağlayan kokusuz olan bir koku; burun tarafından algılanan kimyasal bir madde.
feromon, bazı insanlara aşık olurken diğerlerine olamamızın nedeni olarak gösterilir. peki, onları diğerlerinden ayıran nedir? neden diğerlerine hiçbir şey hissetmezken aşık olduğumuz insan, gözümüzde tanrılara kafa tutan kuvvetli bir varlığa dönüşür?
benzer fiziksel özelliklere sahip iki kişiden birine aşık olabilirken bir başkasına sadece sevgi, çekim veya ilgi duyuyoruz. birlikte olduğumuz insanları fiziksel özelliklerine, statülerine, meziyetlerine göre sıralasak bile, duyduğumuz aşk hissinin orantılı olduğunu söyleyebilir miyiz? söyleyemeyiz genelde. en zor kimi unuttuğumuza baktığımızda bile, tutarsız bir tablo çıkar ortaya.
feromonların aşk üzerindeki etkisi artık az çok biliniyor. bazen sadece bu bile, bizi aşk denen yoğun hisse götürüyor; koku duyusu ile algılayamadığımız ya da algıladığımızın farkında olmadığımız kimyasal mesajlar (ismini hatırlayamadığım bir filmde, uzaydan gelen bir yaşam formu güzel bir kadın formuna girip bir erkekle yakınlaşıyordu. erkeğin şeker hastası olduğunu hissettiğinde onunla çiftleşmekten vazgeçiyordu)... fakat feromonları algılama biçimimiz bir yana, onu yorumlama biçimimiz aşkın asıl kaynağıdır. başka türlü olsaydı, sadece güzellikte zirve kadın ve erkeklere âşık olurduk. dış görünüşüne âşık olduğumuz insanlarla biraz vakit geçirince neyin değiştiğini düşünmek gerekiyor. veya nasıl oluyor da yüzeysel tanıdığımız kişilere âşık olabiliyoruz. bazen yazılar üzerinden bile birine aşk duyabiliyoruz. sapyoseksüel birinin hissettiği aşkın, kafanın içindeki sinaps sayısını feromonlarla algılayıp öyle âşık olduğunu iddia edebilir miyiz?
aşk, insanın kozmik odası kodlanmış, tanımlanmıştır. oraya bilinç bile giremez. oraya mantık da, duygukar da, güven hissi de giremez. emek o kapıyı açamaz. kozmik odada, algılanan dünya, bizim kendimizi sandığımız şey (bazen bilinçaltı insanı bilinçten daha iyi tanır) ve kendimizi bir yaşam parçası olarak daha ileri atmak için ihtiyaç duyduğumuz beden ve ruh. işte kozmik odanın kodları, gelen verileri izlediğinde (feromonlar, bilinç ve diğer şeyler) “casus belli”yi algıladığı anda aşk başlayabiliyor. ve insan ilkellikten ne kadar uzaklaşırsa aşk anlayışı da aynı şekilde değişim, gelişim gösteriyor.
çünkü aşk, bilincimize iletilebilmiş verilerin değerlendirilmesinden ve bunun sonuçlarını fark etmekten öte, bir bütün olarak algılar ve idrak dahilinde olanlar ve olmayanların, akıl ile birlikte, insanın kendi varlığında bihaber olduğu, bazen de hükmedemediği yönleri tarafından yorumlanmasını tüm hallerde yaşamaktır. bu açıdan bakınca aşkın bilgisini ne vakıf olmaktan ziyade onu deneyimlemenin daha değerli olduğu kanısına da varmak mümkündür. burada düşündürücü olan aşkın yaşattığı haller içinde bulunan insanın bilgisinin ne olduğu, sınırlarının nerede çizildiği gibi sorular ile birlikte deneyimin aslında aşkın paylaşımında mı? yoksa onun çıkardığı yolda mı? olduğu gibi sorulardır.
submitted by alwaysiesta to turkincel [link] [comments]


2020.09.14 09:50 griljedi GRRM 2016 Söyleşileri

- 2015 yılında, yapmaya karar verdiğini söylediği twistin, GoT dizisi için mümkün olmayacağını çünkü kitaplarda hala yaşayan ilgili bir karakterin dizide öldüğünü açıkladı(Elbette bir sürü karakter öldü ve bazıları hiç eklenmedi ama küçük yan karakterleri konu dışına atabiliriz diye düşünüyorum).
- Yüzsüz Adamlar hakkında...
Biliyorsunuz, suikastçilerden oluşan bir loncaya sahip olmak, yaygın bir fantezidir. Suikastçılar loncasını icat eden ilk kişi ben değildim; Biliyorsunuz, bu büyük ölçüde bir fantezi kinayesidir. Tarihte bunun için çok fazla kanıt yok. Şey ... tek kanıt, Orta Doğu'da bulunan Assassins (Haşhaşiler) adlı bir grubun olduğu ve Orta Doğu'daki insanları öldürmek için suikastçılarını gönderen Dağın Yaşlı Adamı adında bir adam olduğu, orası yüzyıllardır insanları öldürdükleri yer ama suikastçıların fantezi loncaları gibi değillerdi, bu yüzden ona kendi yorumumu koymaya karar verdim. Aslında birkaç farklı suikastçı loncası kurdum, sadece Yüzsüz Adamlar değil, Hüzünlü Adamlar ve hepsi.
Yüzsüz Adamlar felsefesinde biraz var; onlar- bazı açılardan onlar bir ölüm tarikatı ve bu dinsel bir temel, ben de bunu düşündüm ve ondan çıkarım yaptım. Gerçek dünyada daha fazla ölüm kültüne sahip olmamamıza şaşırdım, çünkü bana öyle geliyor ki, eğer bir şeye tapacaksan, ölüm oldukça iyi bir şey çünkü biliyorsun, mesela, bizim bütün bu dinlere sahibiz; sana ölümsüz hayat sözünü verirler. Hiçbiri onu teslim etmiyor. Diğer tüm dinlerdeki herkes zaten ölür, bu yüzden kazanan ölüm kültüdür. Ölüm kültü gerçekten ölüme yol açabilir. "Gelin ve bizimle ibadet ederseniz ölürsünüz." Evet, muhtemelen yapacaksın! Öyleyse ... neyse. Bunu aldım ve onunla koştum.
- GRRM, kendini pro-seks feminist olarak tanımlıyor, yani pornogrofinin ve seks işçiliğinin kadını aşağıladığını ve sömürdüğünü ve buna karşı olduğunu.
- Soru üstüne Arya’nın yakında çiçek açacağını ve ileride Arya ve Gendry’nin yeniden buluşacağını söyledi.
- GRRM Dorne hakkında konuştu! Şovu tam olarak reddetmiyordu ama bunun hakkında söyleyecek iyi bir şeyi yoktu. Bir adam, 6. sezonun onun için kitapları bozup bozmayacağını sordu. "Dizide olanların kitaplarda olacağını düşünme, dizi tamamen farklı. Kitaplar öyle olmayacak." gibi bir şey söyledi. Gerçekten ondan(show) hoşlanmadığını hissedebiliyordunuz.
- Yemekte asistanı Joanna bana bazı grafik romanların resimlerini yapan diğer asistanının "süper gizli" bir şey üzerinde çalıştığını söylediğini söyledi ve biraz sonra George masamdayken, bana Bloodraven'ı da içeren daha fazla hikaye üzerinde çalıştığını söyledi. İlk önce D&E öykülerinde Kışyarı'nın Dişi Kurtları olasılığı beni heyecanlandırdı ama sonra ben deh gibiydim, muhtemelen Winds ve sanat asistanı başka bir şey üzerinde çalışıyordu(Sonra bunu tekrar doğruladı, muhtemelen 6. kitap için Kankuzgun’u sahneleri yazıyordu).
- Targ ve Targ Olmayan Teorisinden bahsetmiş ve “İlginç, çok şey biliyorsun” cevabını vermiş(Bilmeyenler için; annesi Targ olmayan ilk doğan Targlar, anneye çekerken sonrakiler babaya çekiyor. Bknz; Rhaegar’ın kızı anneye, oğlu babaya; diğer anneden olma oğlu Jon da annesi Lyanna’ya benziyor).
- 2016’daki Bağış Yemeğindeki söyleşisi sırasında, gelmeden önce, Cersei sahnesi üzerinde çalıştığını söylemiş.
- GRRM, sanat ve oyun gibi şeyler için bazı alt lisanslar çıkardığını söyledi. GRRM ayrıca HBO'nun hikayenin tv versiyonunun tam benzerlik haklarına sahip olduğunu, yani Dany'nin Emilia'ya benzediği resimler yapılamayacağını belirtti. Kendisine iki kez sorulmasına rağmen, HBO ile kendisi arasındaki duyguda gerçek bir bağdan kaçınmakta çok dikkatliydi.
- GRRM, filmlerin kitaplardan çok uzaklaştığında nasıl nefret ettiğini söyledi(Anlayan anladı, bize sor bir de Martin! :D ).
- Bir seyirci GRRM'ye sordu: “Game of Thrones TV dizisi kitaptan uzaklaştıkça, bu, hayran kurgu hakkındaki görüşlerinizi değiştirdi mi veya herhangi bir şey yaptı mı?
GRRM'nin Yanıtı: "Hayır. Telif hakkı ihlali olduğu için hayran kurgusuna karşı çıkmaya devam ediyorum. Tabii ki HBO, bana para dolu büyük damperli kamyonlar ödeyerek bunu aşıyor. Öyleyse, evimin önüne parayla dolu büyük bir damperli kamyonla gelmek isterseniz, size biraz hayran kurguları yapmanıza izin vermeyi düşünebilirim ama o zaman bunu hayran kurgusu olarak görmeyeceğim. Bunu bir alt lisans olarak düşünürdüm. Oyun, kart oyunları ve jeton vb. Yapan kişilere birçok alt lisans yapıyorum. Ancak Harlan Ellison, yıllar boyunca çok sesli olduğu bu kurala her zaman sahipti. Onun hakkındaki konuşmasını YouTube'da bulabilirsiniz ve bence John da sanatçıya para ödemek zorunda olduğunu düşünüyor çünkü bu şekilde hayatımızı kazanıyoruz. "
(Yıllardır dizi için D&D’nin Hayran Kurgusu demiştim ve 2016’da GRRM aslında beni resmen onaylamış. Daha ne diyelim? :D )
- Martin, kimsenin Kankuzgun’unu sevmediğini düşünüyor (ben seviyorum cicim).
- Arkadaşım, Jon ve Arya arasındaki romantizm (teori) ilişkisini sordu, Jon’un Ygritte’de gördüğü Arya bağlantısını gündeme getirdi. GRRM, evet ya da hayır diye bir cevap vermedi. Onun yerine Ygritte’in, Jon’un, yanında rahat hissettiği kadınlık seviyesi olduğunu ifade etti. “Bunun bir romantizm göndermesi olduğunu düşünmüyorum, bu belirli bir fiziksel tipe bir göndermeve Jon’un takdire şayan bulduğu şeyin bir göstergesi. Bu sanki birinin size birini hatırlatması gibi, biliyorsunuz... Diğer insanlar, orada yaşayan küçük kemirgenlere benzeyen saçlar yüzünden rahatsız olabilir. (Jon) Buna alıştığı için onu rahatsız etmiyor. GRRM şimdi koridorda "Geçmişteki bazı şeylerin bu kadar güçlü bir foreshadowing olmamış olmasını dilediğini" ve "bazı yeni şeylerin o zaman daha güçlü bir foreshadowing olmasını dilediğini" söyleyerek bitirdi.
- Bunun yerine George, (kitabın) taslağının ofis binasına asılmasına ve birinin fotoğraf çekip bunları paylaşmasına "kızdığını" söyledi. Bunun sadece kendisi ve yayıncı için bir mektup olduğunu söyledi. Bunu söylerken çok kararlıydı ve yüzünde görebiliyordunuz. Daha sonra, taslaklar yazmakta, kitap teslim tarihlerini belirlemekte iyi olmadığını ve taslaklarda sık sık "b*k uydurduğunu" ve "karakterlerin yol boyunca değiştiğini" söyledi. Yan not: Geçmiş röportajlarda başka şeyler söylediğini biliyorum(karakterlerin sonlarını 91’den beri bildiğini ve hiçbir zaman değişmediğini sayısız kere söylemesi meselesi, bu yüzden muhtemelen Jaime gibi karakterler için konuşuyor olabilir), bu yüzden bunu istediğiniz gibi yorumlayın. * "Alıntılanmış" kelimeler aynen onun sözleridir.
- Ona Bran / Orman Dansçıları / Pinokyo teorimi sordum. Pinokyo'nun Bran hikayesinde sahip olduğu görünüşte ağır etkiye dikkat çektim ve o da "İlginç" diye yanıtladı. (Pinokyo)Disney filmini görüp görmediğimi sordu çünkü bu onun "en sevdiği" Disney filmi ve ne kadar "karanlık ve rahatsız edici"idi. Kitapları okuyup okumadığımı da sordu ve sonra kitap ve film arasındaki farklara değindi. George, o sırada Pinokyo'nun vicdan istemediğini ve kendisine bir vicdan vermeye çalıştığı için cırcır böceğini ezdiğini söyledi. Birisi araya girdiğinde Bran'ı Pinokyo ile ilişkilendirmeye başladı. Bunun bir çeşit dikkat dağıtıcı taktik olduğuna inanıyorum çünkü bir şeylerin peşinde düşmüş olabilirim. Sonra durup cevabının sonraki bölümünü düşünürken, başka bir kadın Shakespeare'in onu nasıl etkilediğini sordu. Bu arada, bu Shakespeare sorusu halka açık tartışma panellerinde en az iki kez daha sorulmuştu.
- Doğrudan gerçek kitaplardaki referanslardan söz etmeye başladı, o zamandan bugüne taslaktaki "farklılıklara" gitti. Ana beşlinin oyun sonunu, ve Sansa’yı da dahil ederek, Demir Tahta kimin oturacağını hala bildiğini söyledi, ancak herhangi bir ayrıntı vermedi bariz nedenlerden dolayı.
(Şimdiye kadar çevirdiğim bu söyeleşi karmaşık bir şekilde sıralanmış, bir yerde bahsedip sonra ileride tekrar bahsedip ayrıntıya giriyor veya arada başka bir şey bahsedip devame diyor gibi, anormal. Bu yüzden tekrar tekrar sorulmuş gibi düşünmeyin bazı şeyleri.)
- (Jon-Arya meselesine devam) Pekala, bunu benden daha fazla düşündün. Demek istediğim, Jon Arya'ya çok düşkün. Burada Stark ailesi yuvasındaki iki garip kuştu. Diğerleri, birbirlerine benziyorlar, ikisi de kahverengi saçlara sahipti, biliyorsunuz, Sansa ve Bran ve Rickon ve Robb'un kumral-kızıl saçlarının aksine. Yani aralarında her zaman bu yakınlık vardı. Ve bilirsiniz, Arya Jon'un bir piç olduğunu umursamadı ve Jon da Arya’nın bir erkek fatma olduğunu umursamadı, bu yüzden orada bir yakınlık var. "
- [Jon'un sevgilisini kız kardeşiyle karşılaştırmasıyla ilgili soru (ama olayı çok baya başka noktaya geçirip, başka şeylerden bahsedip, sonunda bir şeyler bağlıyor)] "O(Jon) yaptıysa, uhm ... Bu kitapları 1991'de yazmaya başladım ve uhm, 91'de üzerinde çalıştım ve sonra bir televizyon oyunu aldım, bu yüzden onu gerçekten 'Doorways' üzerinde çalışmak için bir kenara bıraktım. 92-93'te tv pilotu ve bir televizyon programı yaptım. 94'te ona [kitaplar] geri döndüm ve üzerinde çalıştım. Biliyorsun, o zamana kadar, yazar olarak kariyerimde, satış öncesinde kitabın tamamını hep daha önce yazmıştım. Bu alışılmadık bir durum. Çoğu yazar bölümler ve bir taslak yazıyor. Birkaç bölüm yazıyorlar, kitabın geri kalanının ana hatlarını veriyorlar, bunu yayıncıya veriyorlar ve yayıncı 'tamam, onu alacağım' diyor.
"Bazılarınızın fark etmiş olabileceği gibi, çok çok dikkatli bir şekilde ilgilenenler, son teslim tarihlerinde iyi değilim. Ve, uh, taslaklarda da iyi değilim. Her zaman taslaklardan nefret ettim. Fevre Dream ve Armageddon Rag ile Dying of the Light ve tüm romanlarım ile kitabın tamamını yazdım. Bölümler ve taslaklar yapmadım. Oturdum, bütün bir kitap yazdım ve ajansıma gönderdim. 'Bakın, işte tam bir kitap ve bitti' dedim. Bu şekilde son teslim tarihim olmadı, piyasaya çıkmadan önce bitti. Ve benim için iyi çalıştı. Ve ilk düşüncem bunu aynısını yapmaktı bir şekilde ama olan şey, biliyorsunuz, 1994'te, ona döndüğüm ve üzerinde çalışıyordum ve bu konuda çok heyecanlıydım ve 'Bu Game of Thrones kitaplarını gerçekten sonraki bölümlerini bitirmeyi istiyorum ' . Ama hala Hollywood'daydım ve Doorways’deki tüm bu temelleri kaybettim, hala oradaydım ... Stüdyolar ve Networklar hala benimle çalışmak istiyor, bu yüzden başka işler alıyorum "Bu filmi senin yazmanı istiyoruz", "başka bir tv pilotu yapmanı istiyoruz" gibi. Ve biliyorsun, onlardan birkaç tane aldım ve 'Aman tanrım, kitabı tekrar kaldırmam gerek' dedim. Çünkü [kitap için] son tarihim yok. Biliyorsunuz, Hollywood'u düşündüğünüzde size bir son tarih verecekler, bilirsiniz, 'burda oğlum, bu filmi yaz, üç ay sonra istiyoruz' diyorlar.”
"Bu yüzden, 'Bak, romancı olmaya geri dönmek istersem, bitmemiş olsa bile bunu satmak zorunda kalacağım' dedim. O noktada 200 sayfalık Game of Thrones'um vardı ama onlar bunu istediler "Taslaklar yapmıyorum. Ne olacağını bilmiyorum, giderken çözüyorum. Ve hep böyle yaptım." dedim. Hayır, bir taslak hazırlamamız gerekiyordu. Bu yüzden iki sayfa yazdım, ne olacağını düşündüğümle ilgili iki sayfalık bir şey. Bir üçleme olacak, üç kitap olacak, Game of Thrones, the Ejderhaların Dansı. ve Kış Rüzgarları Bunlar üç pencere başlığıydı. Ve, uh, üç kitap olacak ve bu olacak ve bu olacak ve bu olacak. Ve ben uyduruyordum.”
"Ve bu iki sayfanın çoktan unutulduğunu düşünmüştüm çünkü elbette kitaplar satıldı. Her ikisi de Amerika Birleşik Devletleri'nde ve İngiltere'de satıldı. Daha fazla Hollywood işi almak zorunda kalmayacağım kadar çok paraya sattılar. Böylece etrafta 'hayır' diyebildim. 94 ve 95'te bitirmek için birkaç tane daha az [???] vardı. Bir kere ‘hayır, artık daha fazla tv show istemiyorum, bu kitapları yazmak istiyorum” dedim ve kitapları yazmaya başladım. Ve bu süreçte, taslağı hemen hemen göz ardı ettim. Karakterler beni tamamen farklı yönlere götürdü. Yani, 20 yıl boyunca o iki sayfalık şeyin var olduğunu bile unutmuşum. Ve sonra İngiliz yayıncım HarperCollins'den biri, yeni bir ofis binasına, uh, yepyeni ofislere, yeni konferans odalarına, kitaplarla ve benzeri şeylerle dekore ettikleri büyük konferans odalarına kavuştu. . Konferans odalarına yazarların adını verdiler, yani konferans odalarından biri [?] Ve bu plastik vitrinlerden birine iki sayfalık taslağı astılar, evet. [??], benden izin istemediler, sadece koydular. Ve bu iki sayfalık taslakta Jon ve Arya romantik bir öğe haline geliyor. "
(Sonra yine en yukarıda “işte bunun romantizm göstergesi olduğunu sanmıyorum... ile başlayan paragraf geliyor ve sonra 5 dakika kaldı, diye bir şey söyleniyormuş ve GRRM devam ediyormuş.)
"Biliyorsunuz, bu taslağın ortaya çıkmasına çok kızmıştım. Olmamalıydı. Bunun gibi ana hatlar ve mektuplar yalnızca editörün gözleri içindir. Kamuya açık gösterilmemelidirler. Ve, uh, onlar ayrıca [?] [?] üzerindeki kağıtlarım, tüm makalelerim ve yazışmalarım. Biliyorsunuz, o şeyleri oraya yıllardır gönderiyorum ve bu, bilirsiniz, gelecekteki bilim adamları için veya her neyse, tıpkı diğer birçok yazar gibi. Her nasılsa, kafamın arkasında 'evet, öldüğümden 20 yıl sonra bir bilim adamı girip onları bulacak' gibiydim. Hemen içeri giriyorlar! "
[1991 sonuyla devam edip etmediğini soruyorum]
- "Evet, yani nereye gittiğimi bilmediğimi söylediğimde kısmen şaka yaptım. Ana fırça darbelerini biliyorum ve ana fırça darbelerini 1991'den beri biliyorum. Kimin Demir Taht'ta olacağını biliyorum. Bazı savaşları kimin kazanacağını biliyorum, ana karakterleri; kimin öleceklerini ve nasıl öleceklerini, kimin evleneceğini ve tüm bunları biliyorum. Ana karakterler. Tabii ki yolum boyunca bir bir çok küçük karakter, bilirsiniz, ben, uhm ... 1991'de Bronn'un nasıl olacağını biliyor muydum, Bronn'a ne olacağını? Hayır, Bronn adında bir adam olacağını bile bilmiyordum. Onu yol boyunca keşfettim. 'Tamam, (Tyrion)kaçırılıyor. Bakalım orada bir çift paralı asker var, isimleri Fred ve Bronn' yazıyordu. Aslında Bronn ve Chicken'dı ve onlardan biri öldü, bir yazı tura attım 'tamam, kim öldü? Tavuk öldü, çünkü adı aptalca. Bronn daha iyi bir isim, bu yüzden Bronn'u koruyacağım.' Ve sonra Bronn oldukça ilginç bir karakter haline geldi ve bu karakterlerin çoğu kendi akıllarını kazanıyor. Siz konuşana kadar öne doğru itiyorlar ve havalı bir söz düşünüyorsunuz ve Bronn'a veriyorsunuz çünkü konuşmaya çalışıyor ve şimdi Bronn havalı bir şey söyleyen biri. [?] Karakterler bu şekilde sizde büyüyor. Bu yüzden hala yol boyunca küçük karakterlerin çoğunu keşfettiğim. Ama ana-"(cümle tamamlanmamış? Peh)
[Arya'nın ve Jon'un kaderini bilip bilmediği soruldu.]
- "Tyrion, Arya, Jon, Sansa, bilirsiniz, tüm Stark çocukları ve büyük Lannisters, evet."
(Yeminle şu ana kadar çevirdiğim en karmaşık söyleşi bu oldu, muhtemelen aktaran arkadaşın kendisinden kaynaklı çoğu ve GRRM de baya çelişkili ve yarımlı ve aktaranın bile anlamadığı bazı cümleler kurmuş. Ne diyon abi sen? Sıfırdan şimdi her şeyi tekrar daha düzenli anlat lütfen. :D Neyse şimdi başkalarına geçiyoruz, burası bitti.)
- En çok hangi karakterle ilişki kurduğu sorulduğunda “hepsiyle ilişki kuruyorum. Onlara sempati geliştiriyorum. Empati, her yazarın meydan okumasıdır. Yazmayı öğretirken insanlara ‘bildiklerini yazmak’ yerine tam tersini yazmanı söylüyor. Derileri içinde dolaşmaları gerekiyor.”
- Jon ve Robb olmak ister ama gerçekten Sam gibi (Aslında bu son dönemlerde Sam’e benziyorum açıklamalarını ilginç buluyorum çünkü ilk yıllardan beri kendisini Tyrion ile özleştirdiğini gördüm ama sanırım artık öyle olmadığını anladığı bir aydınlanma yaşadı).
- Aeron'un inancını paylaşmadığını ancak ilginç bulduğunu söyledi. İnancı sayesinde kendini bir arada tutan paramparça bir adam.
- "Brienne, zincirden örülmüş zırhlı bikini giyen DND kadın savaşçılarına cevabımdır"(Saygılar usta, aldık mesajı, seni anlıyor ve sonuna kadar bu konuda destekliyorum).
- Birisi Arthur Dayne'in öldüğünü doğrulamak istedi. "HİÇBİR ŞEYİ ONAYLAMIYORUM. 1000 aptal teorinin hüküm sürmesine izin verin ”(GRRM, ben senin....)
- Sancaksık Kardeşlerin neden R’hllor inancına geçtiği soruldu. “Çünkü onlar birinin ölümden döndüğünü gördüler. Birinin ölümden dirildiğini görsem ben de o dine girerdim.
- Birisi Brandon Stark'ın Kral Toprakları'na gittiğinde Rhaegar'ın çıkıp ölmesi dışında başka bir şey söyleyip söylemediğini sordu. George, tarihin bunu kaydetmediğini söyledi ama muhtemelen şöyle bir şeydi, "Bu uzun bir yolculuktu. Yiyecek bir şeyler var mı? Oğlum, atıma iyi bak. " (Şakanı yesinler.)
- Annem, zor zamanlar geçiren çok iyi bir aileden geliyordu ama yine de bir servet hatırası vardı. Bradys adlı ailesinin adını taşıyan uzun bir iskele inşa ettiler. Okula giderken her gün çok süslü Brady evinin önünden geçti ve kendi kendine "Neden o eve BİZ sahip değiliz? O rıhtım bizimdi! Kendimi kraliyet ailesinin sürgün edilmiş bir üyesi gibi hissettim. Belki de Dany şeylerin bir kısmı buradan geldi.”
- "ASOIAF'in bu kadar uzun olmasını planlamıyordum. İçinde dolaştım. Daha önce sadece dört roman yayınlamıştım ve her biri sadece bir yıl sürdü. ASOIAF'ı bir üçlü olarak yazmayı planlamıştım, bu yüzden üç yıl süreceğini düşündüm. İlk kitap için 1400 sayfaya ulaştığımda, uzun bir kitap olacağını biliyordum. Yaklaşık 400 sayfa kaldı ve bu ACOK'a dönüştü. Sonra "dört kitap üçlemem" beş oldu ve sonra altı kitap üçlemesi oldu. Ben onu 6 kitapta tutmaya sımsıkı sarıldım ama eşim Parris yedi parmağını kaldırmaya devam etti. Tolkien'in dediği gibi, hikâye anlatıldıkça büyüdü. "
- Konuşmanın öne çıkan bazı kısımları: -Varys ve Littlefinger, her birinin birbirleriyle ilgili zararlı şeyleri bildiği, ancak hiçbirinin diğerinin niyetinden emin olmadığı (Littlefinger daha yakın olsa da) politik bir dans oynuyor.
- Eğer en sevdiği karakteri öldürürse karısı onu terk edecek herkes diyor ki, A ile başlayıp bitiyor.
- Hayır, 2500 kişilik bir forumda Lyanna'nın son sözlerini açıklamayacak.
-Ve en açıklayıcı olanı: Winds için Kış'ın 'şeylerin öldüğü' en karanlık dönem olduğunu ve birçok karakterin karanlık yerlere gideceğini söyledi(gel de heyecan yapma :D ).
- Yedi Krallık'taki siyasi kurumların neden bu kadar zayıf olduğunu düşünüyorsunuz?
Krallık ejderhalarla birleşti, bu yüzden Targaryen'in kusuru monarşiyi tamamen onlara bağlı olarak yarattılar. Küçük konsey gerçek bir kontrol ve denge olarak tasarlanmadı. Bu yüzden, ejderhalar olmadan (krallık) aksırdı, çılgınca beceriksiz ve megalomanyak bir kral, aşk vurgunu bir prens, acımasız bir iç savaş, tahtla ne yapacağını gerçekten bilmeyen ahlaksız bir kral ve sonra kaos.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.09.13 22:40 pakizeaslan08 En Güzel Aşk Sözleri

En Güzel Aşk Sözleri
https://enguzelasksozleri.com/
#engüzelaşksözleri #hüzünlüsözler
submitted by pakizeaslan08 to u/pakizeaslan08 [link] [comments]


2020.09.13 21:39 karanotlar Arzulardan arın. Esrarengizi gör. Arzulara bürün. Arzu uyandıranı gör.

_Kalpteki incelik ise sevgi yaratır. Sözlerdeki incelik güven yaratır. Düşüncedeki incelik derinlik yaratır. Bunlara sahip olan insan ise her zaman kendini aratır. _Bir ülkede saraylar ne kadar çoksa, halk o ölçüde fakirleşmiştir. Saraydaki lüks ve pahalı şeyler ne kadar fazlaysa, tahıl ambarları o kadar boşalmıştır. Başkalarının yoksullaşması üzerine kurulmuş olan bu gösteriş, Haydutların yağmadan sonraki böbürlenmelerinden başka bi şey değil. Buna hırsızların cakası denir. Yol, bu değildir. Budur işte sahte YOL. _Halk açsa Bu üsttekilerin fazla vergi yemelerindendir. Halkı yönetmek güçse bu üsttekilerin her işe karışmasındandır. _Tasalanma sebebim bir bedenimin olmasıdır, Bedenim olmasaydı tasalanacak neyim kalırdı?" _İnsan ne kadar çok bilirse hükmedilmesi o kadar zor olur. Bu nedenledir ki eğiterek hükmetmek isyan getirir, cahil bırakarak hükmetmek mutluluk. _Sadece kendiniz olmak ile mutlu olduğunuzda ve kendinizi kimseyle kıyaslayıp, yarışmadığınızda, herkes size saygı duyacaktır _Kutlu kişinin kendi kalbi yoktur. Yetmiş iki milletin kalbidir onun kalbi. O kendi çocukları gibi bakar hepsine. İyilere iyiyim Kötülere de iyiyim. Çünkü iyiliktir ERDEM. Dost olana dostum Dost olmayana da dostum. Çünkü dostluktur ERDEM. Kutlu kişi sükûnet içinde yaşar. Geniş kalbi dünyaya açık. _Kutlu kişi isteksizliği ister. Değerliye değer vermez. _Mutsuzsanız geçmişte. Endişeliyseniz gelecekte. Huzurluysanız şu an da yaşıyorsunuz. _Brahman rahibi: “Komşunun tanrısını kendi tanrından çok sev!” _Görmek istemeyenden daha kör kimse yoktur. _Zorlanan bir şey, eninde sonunda eski durumuna geri dönecektir. _Başkalarını anlamak olgunluk, kendi kendini anlamak ise daha üstün bir olgunluktur. _Kayıp bazen kazançtan daha fazla yarar sağlayabilir. _Su gibi olmalısın. Kırılmamak için bükül. Düz olmak için eğril. Dolmak için boşal. Parçalan ki yenilen. _Bir insan, doğduğunda yumuşak ve güçsüzdür; öldüğünde, sert ve bükülmez. Bitkiler canlıyken yumuşak ve esnektir; öldüklerinde sert ve kuru. Bu yüzden sertlik ve bükülmezlik, ölümün yoldaşlarıdır, yumuşaklık ve narinlik hayatın yoldaşları. Yumuşaklık sertliğe, dirençsizlik kuvvete karşı zafer kazanır. Biçim alabilen şeyler sert olan şeylerden üstündür. _Zekice olmayan bir davranışa dahi zekice karşılık ver. _Konuşmadan önce düşün; Gereği var mı? Şefkat barındırıyor mu? Kimseyi incitebilir mi? Sessizliği bozacak kadar değerli mi? _Küçük kafalar kişileri, büyük kafalar fikirleri konuşur. _Bilge kişi kendi kişiliğini en sona koyar ama yine de en öndedir _En büyük iyilik su gibidir: sudaki iyi herkese yarar. Su bu iyiliği umursamadan yapar. _Kazanmak yada kaybetmek, hangisi daha iyidir? En iyi lider insanların ancak varlığından haberdar olduğu liderdir. _Tao Karıncayla imparator arasında fark gözetmez. Rahmetini iyiden de kötüden de esirgemez. _Dünya olduğu gibi olağanüstü güzel. _İyilik bilmez gökyüzü. En büyük iyiliği de budur işte. _Doğal olan güzeldir. İnsan içinden öyle geldiği için iyilik yapmalıdır, ödül beklediği için ya da cezadan korktuğu için değil. İçten gelmeden yapılan şeyler de uyum getirmez.
_Tao soyuttur. Ne yükselirken parlaktır ne de batarken karanlık. Tarif edilemez ve anlayışımızın ötesindedir. Başlangıcı ve sonu yoktur._Onu adlandırdık mı, onun sonsuzluğunu yitiririz. Çünkü her söylenen söz, her verilen ad şeyleri “Kendisi olamayandan” ayırır. _Su, TAO’nun simgesidir. O, yumuşak ve uysal, ama taşı yenecek kadar güçlüdür. En ince aralıklara bile sızar. Karşılık beklemeden çevresine hizmet eder. Her zaman en altta, insanların hor gördüğü yerlerde kalır. Bu yüzden de toplayıcı, birleştirici olur. Her yerde çevresiyle uyum sağlar. İçinde bulunduğu kaba uyar. Yine de hiç bir zaman kendi doğasını yitirmez... _Tao, her şeyin kaynağı olan “HİÇLİK”tir. HİÇ iken Bir oluruz. Bir’ken İki oluruz. İki iken Üç oluruz. Üç’ten bin bir tür oluruz. Hiçlik, karşıtlıklar dünyasının kaynağıdır. Birinin içinde ötekinden, erkekte kadından, kadında erkekten, ışıkta gölgeden, toprakta güneşten bir şey vardır her zaman. Her şey karşıtıyla vardır. (Ying Yang.) Tao içerdiği yol olma niteliğinin yanı sıra rehber olmasıyla, aslında aynı anda yapan ve yapılmakta olan gibi iki kavramı içinde barındırır: Hem yönetmen hem aktör, hem besteci hem melodi, hem seyrüsefer cihazı hem seyrin ta kendisi. Üstün insana Yol'dan söz etsen, gayretle işe sarılır. Nasipsize söylesen vay haline, kahkahaya güler. Gülmeseydi, yol, yol olmazdı. İnsanlar yeryüzünü izler, yeryüzü gökleri, gökler Yol'u izler. Yol ise olanı. _ Çılgınlar tanrısal vahiy ararlar Göğün-yerin işaretlerinde. Ben bilgelik ararım Zaman ve dünyanın işaretlerinde. _ Kimileri mucizeleri kutsal sayar. Ben mucize olmayanı kutsal sayarım… _Uyanmış insan işlenmemiş cevheri görür. _Bilge, gece içinde bir okyanus gibi, durgun ve sessizdir ama bir kış rüzgarı kadar yakıcıdır. Bilge kişi bulutlar gibi sürüklenir, belli bir yeri olmadan. yeni doğmuş bir bebek gibi kendini ifade etmeye çalışmaz. Bilge kişi bilir ki kişi yenilerek yenebilir ve yenerek yenilebilir. Bilge kişi kendine önem vermez, ama başkalarının ihtiyaçlarını duyumsar o alçakgönüllü ve utangaçtır, böylelikle diğerlerinin kafasını karıştırır.çocuk gibi görünür ve dinlenir. Bilge kişi kafasında yenmeyi kurmaz ki yenilsin, bir şeye sarılmaz ki yitirsin. bilgenin yolu kurnazlığa kaçmadan çalışmaktır. _Büyük iyilik su gibidir. Doğal olarak akar. Reddeden insana bile faydası olur. Tao gibidir. Bilge kişi de su gibi yaşar, arzusuz ve alçakgönüllü, entelektüel düşünceli, sevecen, adildir. Bilge kişi sessizce çalışır. Ne övgü ne de şöhret aramaz. Uyuyan bir bebek gibi nefes alır ve uyumu gözetir. _Tao yaratır ama saygınlık istemez ve yol gösterir ama karışmaz. Tao seyahat etmeden de bilinip gözlenebilir; ondandır bilge kişinin bakmadan her şeyi görmesi. Her nesne tao nazarında birer küçük evrendir; dünya kainatın küçük evreni, ulus dünyanın küçük evreni, köy ulusun küçük evreni; aile köyün küçük evreni, ve bedeni kişinin ailesinin küçük evrenidir; tek bir hücresinden galaksiye kadar…
Karar aklın durması halidir; karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi durdurur. Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar; çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz. _Kalite bir erdemdir! O kendini; mekandaki yaşantıda, düşüncedeki derinlikte, sevgideki cömertlikte, İfadelerdeki gerçeklikte İdaredeki düzende eylemdeki etkide doğru zamandaki doğru harekette gösterir. _Kendini bilen bilge. Başkasını bilen bilgilidir. Kendini yenen kudretli. Başkasını yenen kuvvetli Halinden memnun olan zengindir. Nefsini yenen iradeli. Yerini korumayı bilen kalıcıdır, Ölüp de yok olmayan ölümsüz. _Edimsizliğin her şeyden el etek çekmek, eylemsizlik demek değil, tutkulu, hırslı eylemlerden, doğadaki dengeye ters eylemlerden uzak durmak demek. İçine kapalılık demek değil, ukalalık, gevezelik etmemek, çevresine yaşamı ve tutumu ile örnek olarak yol göstermek demek. _Kutlu kişinin bu sınırsız iyiliği karşısında herkesin ağzı açık kalır. _Hep hiçlikte kalanlar görür onun özünü. hep varlıkta kalanlar görür onun yüzünü...” _Edimsizlik, yaşamın akışına aykırı olan eylemlere girişmemektir. _Ezecekler mi birini. Büyütürler onu alabildiğine. Zayıf mı düşürecekler birini. Güçlendirirler onu alabildiğine. Yok edeceklerse birini. Geliştirirler onu alabildiğine. Alacaklar mı elindekini onun. Ona verirler önce bol bol. Budur görmek görünmezi. Yumuşak yener serti. Zayıf yener güçlüyü. Çıkarma balığı derinden. Sırdır düzen. Ele verme sırrını. _Eskinin yetkin ustaları Özlü ve gizemliydiler. Derindiler erişilip bilinmez. Kışın bir ırmağı geçer gibi Çekingen, Komşuların gözü altında gibi Dikkatli, Konuklar gibi sakıngan, Eriyen buz gibi geçici, İşlenmemiş balçık gibi şekilsiz, Vadi gibi geniş. Sis gibi bulanık… _YOL'u yitirmeyen doygunluğu aramaz. Doygunluğu aramayan kalır dolmadan. Hep açık yeni yetkinliğe. _Fazla söz boşa zahmet. İyisi mi içindekini tut içinde. _Su gibidir yüce iyilik. İyidir ki su Binbir türe yarar verir dayatmasız. İnsanların hor gördüğü yerlerde. _En yüce hakanların varlığını Bilmezdi halk. Ne sakıngandı değerli sözleri. İşlerini görürlerdi onlar ve yoluna girerdi. Sonrakiler sayıldı ve sevildi Sonrakilerden korkuldu _Ahlak yok olduğunda doğru davranış biter ve çıkarcılık ortaya çıkar. Çıkarcılık; düzensizliğin başlangıcıdır. _Beş renk gözü kör eder, beş sesse, kulağı sağır. Beş çeşni, tat alma duyusunu köreltir. Fazla düşünmek zihni zayıf düşürür, arzular ise kalbi öldürür. Denge ve ihtiyaç önemlidir. _Bir şeyi daraltmak istiyorsan, Önce onu genişletmelisin. Bir şeyi zayıflatmak istiyorsan, Önce onu güçlendirmelisin. Bir şeyden ayrılmak istiyorsan, Önce onunla birleşmelisin. Bir şeyi almak istiyorsan, Önce onu vermelisin. Buna “ ince kavrayış” denir. _Lao Tse ise toplumdaki çürümenin ahlak dersi verme ve politik önlemler almayla giderilemeyecek kadar derin olduğunu düşünüyordu. Tersine, tüm töreler, kurallar, ahlak, politik girişimler kötülüklerin asıl kaynaklarıydı, insanların doğallıklarına dönmeleri, her türlü tutku ve bencillikten kurtulmaları, toplumsal norm ve değerlerden vazgeçmeleri gerekiyordu. _Derler ki, tüccarın iyisi malını öyle saklarmış ki, onu gören yoksul sanırmış. Arif ve ERDEM’li kişi de odur ki, gören budala sanır, iyisi mi, Siz vazgeçin şu gururlu, hırslı, kibirli halinizden, bırakın şu yakışıksız çabalarınızı “Emirlerle yönetip cezalarla düzenlersen halk yılgın ve utanmaz olur. ERDEM’le yönetir ahlakla düzenlersen halk utanmayı öğrenir ve iyiye yönelir.” Ama gerek “ahlak”, gerekse “yönetme” ve “düzenleme” çabalarının kendisi huzursuzluğun asıl kaynağı Lao Tse’ya göre! _ Asıl tehlikenin büyüğü, asıl sakınılması gereken şey “hortlaklardan” da önce, insanlığa hizmet etme aşkıyla hortlaklara savaş açan kutlu kişiden gelebilecek zarar. _Günümüz yönetimlerinin “tüketim olanakları verip halkı pasifleştirmek” ve “basit halkı bilgisiz bırakmak; aydınların ise gözünü yıldırıp eyleme girişme cesaretini kırmak” türü yöntemlerini kaçınılmazlıkla anımsatıyor bunlar! _Doğru yaşamayı bilen Geçsin ülkeyi bir uçtan bir uca. Rastlamaz tek gergedana kaplana. Geçsin bir ordunun içinden. Ne zırh yarar ne kılıç. Gergedan bulamaz boynuz saplayacak yer. Kaplan bulamaz tırnak geçirecek yer. Kılıç bulamaz keskinliğini gömecek yer. Neden? Çünkü ölümlü yanı yoktur onun. _Yücelerden bilge YOL’u duyunca. İzler onu uyumla. Alçakçalardan bilge YOL’u duyunca Güler ağız dolusu Ve gülmezse bil ki Doğru YOL değildir o. _Bütün keskinlikleri körelt, Bütün düğümleri çöz, Her şeyi birbirine kat. Sır olan Ayniyet, işte buradadır. Sen, ona yaklaşamazsın, Onsuz da yapamazsın. Ona bir hayrın olmaz, Zararın da olmaz. Ona şeref veremezsin, Onu aşağılayamazsın da. Dünyada hiçbir şey onun kadar asil olamaz. _Nesnelere ve kavramlara verdiğimiz anlamlar arzuları ve amaçları doğururlar. İyi ve kötü, alçak ve yüksek, aydınlık ve karanlık gibi. Bu anlamlardan kopmamız arzu ve amaçlarımızdan ayrılmamız sonucu eylemsizliğe varırız. Eylemsizlik bir kere kavrandığında uyumlu yaşama geçiş kapısı açılır. Geçmişin pişmanlıkları ve gelecek kaygısı ve planları gibi gerçek yaşamdan koparan etkiler aynı zamanda insan yaşamında bir tür dengesizlik hali yaratır. Uyumlu yaşam ve doğal akış insanın içinde bulunduğu an ile bütünleşerek yaşamasını sağlar. Bu uyuma yolu izlemek denir. Yol anlamına gelen tao kelimesiyle kastedilen budur. _Kimileri mucizeleri kutsal sayar ben mucize olmayanları kutsal sayarım. Çılgınlar tanrısal vahiy ararlar. Ben bilgelik ararım. _Olgunlaşır varlıklar. Sonra dönerler kaynaklarına. Kaynağa dönmek huzur demek. Huzur amaca varmak demek. Amaca varmak sonsuzluk demek. Sonsuzluğu kavramak aydınlık demek. Sonsuzluk kavranmadı mı Uyumsuzluk gelir. Sonsuzluğu kavrayan hoşgörülüdür. Hoşgörülü demek adil. Adil demek egemen. Egemen demek kutsal. Kutsal demek YOL'da YOL'da demek kalıcı… _Kutlu kişi örnek olur dünyaya. Çevresine ışık saçmaz ve aydınlanır. Kendisine değer vermez ve yüceltilir. Kendini övmez ve yarar verir. Kendini öne koymaz ve kalıcılaşır. Çünkü savaşmayanla Kim savaşabilir dünyada _Biliyorsam biraz doğru YOL’da yaşamı. Tek korkum yolu yitirenlerdendir. Sapanlardan dar sokaklara doğru. YOL dururken _Sağlam kök salan sökülmez. Sıkı tuttuğun çalınmaz. _ERDEM’le dolu kişi Benzer yeni doğmuş bebeğe. Yılan çıyan sokmaz Vahşi hayvan saldırmaz Alıcı kuş paralamaz İncedir kemikleri kasları yumuşaktır ama Yine de sımsıkı yapışır tuttuğuna Erkek dişi nedir bilmez ama Yine de kalkar pipisi Çünkü dopdoludur hayat tohumuyla _Keskinliğini körelt. Karmaşalarını çöz. Parlaklığını sönükleştir. Tozuna karış dünyanın. Budur gizli Bir’e varmak. Buna erişeni Ne sevgi yaralar ne soğukluk Ne kazanç yaralar ne kayıp Ne saygınlık yaralar ne utanç Ki en saygın olur göğün altında _Baştaki sakin ve edimsizse Halk dürüst ve temiz olur Baştaki zeki ve kurnazsa Halk hilekâr ve güvenilmez olur _Büyük ülkeyi yönetmek Küçük bir balık kızartmaya benzer. _Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır. _Ayaksız yürümek. Kolsuz dövüşmek. Saldırısız yenmek. Silahsız durdurmak. En büyük talihsizliktir küçümsemek düşmanı. Küçümseyen korkarım yitirir hazinesini. _Bilmediğini bilmek büyüklüktür. Bildiğini bilmemek eksiklik. _Emretmeden yönetebiliyorsanız lidersiniz. Lider ol, ancak efendi olma. _Düşlerini neyle suladığına dikkat et. _Kendi aczinden onur duymaya kuvvet denir. _Henüz gülümsemeyi öğrenmiş bir bebek gibi. durgun ve ifadesizim, _Eğer ki halkın korktuğu biriysen, Sen de halktan kork _Çok bilenler konuşmaz, çok konuşanlar bilmez _Üç hazinem var: Sadelik, sabır ve merhamet. _Bahar gelir ve çimenler kendiliğinden yeşerir. _Diğer insanların hakkınızda ne düşündüğünü kafanıza takarsanız,daima onların kölesi olursunuz. _Dostlarını kendine yakın tut, düşmanlarını daha da yakın. _Düşüncelerinizi değiştirin, hayatınız değişsin. _Tanrı size istediğiniz insanları değil, ihtiyacınız olan insanları verir. _Gerçek bilge aydınlanmanın amaç değil, anlam olduğunu anlar. _Eğer pes edebilirsen güçlüsündür. Kötülüğe iyilikle karşılık ver. _Bir aile iç ahengini yitirdiği zaman “hayırlı oğullar”dan söz ederiz. Bir devlet kargaşaya sürüklendiği zaman sadık devlet adamları”ndan _Dünyadaki herkes güzeli güzel olarak bilir Ve çirkinlik de bu yüzden vardır. İşte böylece, Varlık ve yokluk birbirini doğurur, Zor ve kolay birbirini tamamlar, Uzun ve kısa birbirini şekillendirir, Yukarı ve aşağı birbirini doldurur, Sesler ve tonlar birbiriyle uyuşur, Önce ve sonra birbirini izler. _İnsanların onay vermesini önemserseniz, onların mahkûmu olursunuz. _Düşlerini neyle suladığına dikkat et. Düşlerini endişe ve korkuyla sularsan, yaşamını boğan yabani otlar biçersin. Düşlerini iyimserlikle, çözümlerle sularsan, başarı biçersin. _Kalbinizde yeşil bir ağaç bulundurun, belki şakıyan kuşlar gelir. _ Erdeme haiz olanlar kusur aramaz. Kusur arayanlar erdeme haiz değildir _ Orada oturup sessizce tefekküre dalarak Zihnini temizleyebileceğini mi sanıyorsun? Bu, zihnini yalnızca daraltır, temizlemez. Tam uyanıklık akışkandır ve uyumludur; Her zaman ve mekanda vardır. Gerçek tefekkür işte budur. Dünyadan uzak durarak kim saflığa ve basitliğe erişebilir. Tao temiz ve basittir Ve dünyadan uzak durmaz. Neden basit şekilde ana-babanızı onurlandırmıyor, çocuklarınızı sevmiyor, kardeşlerinize yardım etmiyor ve en yüce doğruyu anlamak yerine, elinizde sıradan yöntemler bulunduruyorsunuz? Bu, gerçek saflık, gerçek basitlik ve gerçek ustalık olacaktır. _Bilmek ama yine de bilmediğini düşünmek en büyük hünerdir. Bilmemek ama bildiğini düşünmek ise hastalıktır _Zeka, bilgelik demek değildir. _Bir ağacın güzelliği hiçbir zaman kelimelerle ifade edilemez; bunu anlayabilmek için onu kendi gözlerinle görmelisin. Dil, bir şarkının melodisini yakalayamaz; onu anlayabilmek için kendi kulağınla işitmelisin. _Ermiş kişi yönetirken: Kalplerin boşalmasını ama karınların doymasını sağlar. İstekleri zayıflatır, ama kemikleri kuvvetlendirir. İnsanları daima alimlikten ve arzudan yoksun bırakır ve alimler bir eyleme geçmeye cüret edemez. Yaptıkları bundan ibarettir ve işte böylelikle düzensiz bir şey kalmaz. _Büyük işler başarıp şeref kazandıktan sonra bir yana çekilmesini bilmeli. _Büyük bir milleti yönetmek küçük bir balık pişirmek gibidir; fazla kurcalarsanız mahvedersiniz. _Sonsuz Tao, ne anlatılabilir olan, ne de ad verilebilir olandır. Her şeyin durmaksızın dönüştüğü ileri sürülerek, ona ad vermekle.. _Taoist cinsel uygulamalar - Özlerin Birleşmesi. Uzun yaşama ve ölümsüzlüğe ulaşmasının yöntemlerinden biri genç yaştaki bakirelerle cinsel ilişki kurmaktır. Tavsiye edilen 14 - 16 yaş aras..Chang Taoist cinselliğin yaşlı erkek - genç kız ilişkilerinde hayata geçirilebileceğini belirtirken, genç erkeklerin ise gençler yerine yaşlı kadınlarla ilişki kurmasının daha avantajlı olduğunu ileri sürmektedir _Konfüçyüs bir gün suyun içinde çırpınan adamı kurtardıktan sonra. coşkun suların içinde sağ kalmayı nasıl başardığını sormuş. 'Çok kolay!' demiş adam. 'Akıntı beni aşağı çektiği zaman daldım, yukarı ittiği zaman da su yüzüne çıktım.'" sertliğe karşı yumuşaklığın, tutkuya karşı tutkusuzluğunu, hoşgörüsüzlüğe karşı hoşgörünün, erkeğe karşı kadının yanını tutan bir öğreti bu. _ Hiçliğe dönendir Biçimlenmemiş biçim Aslı olmayan resim Karanlıktır kaostur _Ah daha ne kadar sürer yalnızlık. Herkes sevinç saçıyor. Bayrama gider gibi. Bir ben çekingen. Gülmeyi öğrenmemiş bebek gibiyim. Huzursuz savrulurum. Yersiz yurtsuz gibiyim. Herkes bolluk içinde. Ben unutulmuş gibiyim. Mağara gibi yüreğim. Uyumsuz ve karanlık Dünya insanları ışıl ışıl ah Bir ben bulanık su gibiyim. Dünya insanları kurnaz mı kurnaz. Bir ben kapalı kutu gibiyim. Huzursuzum ah deniz gibi. Dur durak bilmeyen girdap gibiyim. Herkesin hedefi var Bir ben aylak dilenci gibiyim Bir ben başkayım herkesten Ama değerlidir anadan alınan besin. __YOL’da bir oldun mu onlarla YOL’da olanlar da Hoşnut olur bundan. Yoklukta bir oldun mu onlarla. Yoklukta olanlar da Hoşnut olur bundan. Güven bulamaz güven göstermeyen. _Ayak parmakları üstüne kalkan sağlam durmaz. Dizlerini kırmadan yürüyen ilerlemez. Çevresine ışık saçan aydınlanmaz Kendine değer veren yüceltilmez Kendini öven yarar vermez. Böyle kişi yemek artığı yara irini gibidir YOL’a _Yüceliğini bilip alçaklığını yitirmeyen Olur göğün altında vadisi yerin _YOL doğurur. ERDEM besler, Büyütür, bakar, Geliştirir, tutar, Örter ve korur. _Yeryüzünün kaynağı var ki anası yeryüzünün. Her kim anaya bakarsa Yaşamı boyunca korkmasın bir şeyden Sonsuzluğu kucaklamaktır bunun adı _Ülkenin günahını kim alırsa üstüne. Başta gider tohum kurban töreninde. Ülkenin acılarını kim alırsa. üstüne Hakanı olur yeryüzünün _ERDEM’li kişi ERDEM’i bilmez Ondan ERDEM’lidir o. ERDEM’siz kişi Çabalar ERDEM’i Yitirmemeğe. Ondan ERDEM’sizdir o. ERDEM’de olan amaçsız. ERDEM’siz olan amaçlı.YOL’u yitirince ERDEM. ERDEM’i yitirince aşk. Aşkı yitirince adalet. Adaleti yitirince ahlak. Sadakat ve güven kıtlığıdır ahlak. Ve başıdır huzursuzluğun _Her şey Ya çoğalır azaldıkça Ya azalır çoğaldıkça _En büyük yetkinlik eksik görünür Ve sonsuz olur etkisi En büyük doğruluk eğri görünür En büyük yetenek aciz görünür En büyük belagat dilsiz görünür Soğuğu hareket yener sıcağı sükûnet Saflık ve sükûnet Bu ikisi ölçütüdür dünyanın _Ölümden korkmaz olursa insanlar Nasıl korkutursun ölüm korkusuyla? Ölümün sahibinin yerine öldürmek Marangoz yerine keseri ele almak demek. _Yaptığını kendi yaşamı için yapmayan Daha bilgedir yaşama değer verenden _TAO’nun özünü kavramanın yolu, hep hiçlikte kalmak, tutku ve isteklerden arınmaktır, TAO’nun özüne varacağım diye tutkularından kurtulmak için çabalayıp duran kişinin bu halinin de tutku dolu olduğunu hatırlatıyor _“Fincanı iki elinle tutarken, aynı anda dolduramazsın. _Hiç ile kaynak aynıdırlar. Yalnızca biz farklı adlar vermişiz. Maddesel ve tinsel her şeyin kaynağı olan TAO… _Toplum kuralları gerçekte toplumsal hastalıkların asıl kaynağı olduğunu gösteriyor. Devlet yönetiminin filozofların işi olduğu inancındadır. Basit halk, yüreğini huzursuz kılmaktan başka bir işe yaramayacak, ona ancak mutsuzluk getirecek olan tüm bilgiden uzak tutulmalıdır. Tutkularını aşmış, bilge kişi içinse durum başkadır: _Karın, Karanlık, gizli, sırlı hakikatin simgesidir._ __ İyilik bilmez gökyüzü. En büyük iyiliği de budur işte .“Sevgi, iyilik, insaniyet, bağlılık”…Taoculuk bu tür sevgiyi reddeder: Böylesi sevgi, kimilerini başkalarına karşı kayırmak demektir. Oysa TAO’nun, doğanın, dünyanın iyiliği, tarafsızlığında, kimseyi sevmeyip, kimseyi kayırmamasındadır. . _Taoculuk’ta ne geçmiş ne gelecek, yalnızca şimdiki yaşam vardır. _Zhuang Zi, Ölümün eşsiz bir “mutluluk” olduğunu savunur. _Yaradılış, doğa ananın koynunda sürekli olarak yeniden gerçekleşir…. _Vadi hiçliği simgeliyor. Her iki yönden de “vadi ruhu” TAO’yu çağrıştırıyor: ana rahmi” anlamına geliyor. “Karanlık dişinin kapısı” da, hem bin bir türün doğuşunun tablosunu çiziyor, hem de “sırlar sırrı” olan “tüm mucizenin kapısı”nı çağrıştırıyor. _Ying aydınlık, Yang gizemli karanlık ve ikisini birleştirem yaşam soluğu uyum… _Kong Zi yani Konfüçyüs “Başkalarının bana yapmasını istemediğimi ben de onlara yapmamalıyım” der… “ _Taoculuk’ta daha çok vurgulanan, bütünün parçalardan fazla bir şey olduğu olgusudur... Kitab-ı Mukaddes’te Tanrı, Peygamber Yeşaya’ya “Bilgelerin bilgeliğine son vereceğim, yok edeceğim usluların usunu!” diye seslenir. Yeni Ahit’te de Aziz Pavlus “Nerede zeki insanlar, nerede okumuş kişiler? Tanrı bu dünyanın bilgeliğini deliliğe çevirmedi mi?” diye alaya alır yetenekleri ve bilgeliğiyle övünenleri…Tao ise insanı kendi doğasıyla yüz yüze bırakıyor. _Halkın günahlarını, ülkenin acılarını üstüne alan dünyaya hükümdar olur _Kong Zi, Lao Tse’yı ziyaret ederek onun bilgisine başvurur. Lao Tse onun gururlu ve girişimci tutumunu eleştirir. Kong Zi sarsılmış ve Ustaya derin şekilde hayran kalmış bir halde öğrencilerinin yanına döner. Kong Zi öğrencilerine dedi ki: Kuşları bilirim, uçarlar. Balıkları bilirim, yüzerler. Hayvanları bilirim, koşarlar. Koşanı tuzağın ağı yakalar. Yüzeni oltanın iğnesi tutar. Uçana avcının oku erişir. Ama ya ejderhalar? Ya onlar nasıl yükselir rüzgârların bulutların üstüne de göğe ulaşırlar, bunu bilemem. Lao Tse’yi gördüm bu gün. Düşündüm: Acaba o da ejderha gibi mi?Lao Tse’nin bir “ejderha” gibi olduğunu anlatır. _Toplumsal değerleri ve yöneticilerin otoritesini insanlığın tüm acılarının kaynağı saydığı. _ Kong Zi eski gelenekleri öğrenmek için Lao Tse’ye geldi. Lao Tse ona dedi ki: Sizin sorduklarınız ancak kemikleri bile çoktan çürümüş insanların sorunları. Onlardan bugüne kalan yalnızca sözcüklerdir. Arif kişi zamanını bilir, arabası gelince biner, gelmezse de çıkınını toplayıp gider.
_Karşılaştırmalar yargılamalardır, _Övgü beklemeyen bilge kişidir. _Gereğinden fazla zorlarsan, en müthiş bıçak bile körleşecek. Çaresizlik ona hiçbir işe yaramayan, akordsuz yalanlar söyletecek. Bilgelik de akılla birleşip sağduyulu zekayı ışıldatacak. sabır en dolaşık ipleri bile düğümlerden kurtaracak, _Tabiat kasıtlı hareket etmez. Hiçbir varlığa iyi veya kötü niyeti yoktur. Tao da aynen tabiat gibidir. Tabiat tao'nun takipçisidir. Bilge kişi de böyledir. Tutkularından arınmış _Çömleği yapan kil değil boşluktur. _Kaos ortaya çıktığında, üstün insanın içsel dünyası düzenli ve sakindir. Topluma geri dönüşünde yardımcı olur. Kaos sona erdiğinde toplum tarafından görülebilir. _Çok daha iyidir basitliğini görmek ham ipeğin güzelliğinin ve işlenmemiş taşın; kişinin kendisiyle bir olmasından daha iyidir tao ile bir olması, bensizliğin geliştirmesi. _Butunlugu korumak icin boyun egmek kendini savunmayarak ayricalik kazanir. Eğilmek dik olmaktir; bos olmaksa dolu. Böbürlenen kişi aydınlanmamıştır, saygı görmez değerli insanlardan; böylece, hiç bir şey kazanmaz ve itibarı lekelenir. kibir aşırılıktır ve bilge kişi onlara ihtiyaç duymaz _Yaratıcı prensip birleştirir sonsuzluğa uzanır. Sonsuzluğa seyahat ederken değişmez özünü korur. En lüks yerlerde basitliğini korur. _Onurlu davranın ama alçakgönüllülüğü koruyun. _En büyük balık gölün dibinde yaşar ve bir ülkenin en iyi silahları kuytuda kilitli tutulmalıdır. Uysal ve nazik olan, sert ve güçlünün üstesinden gelebilir. _Gerçekten iyi insan haptığı iyiliklerden bihaberdir. _Liderin görevi nüfusun refahını sağlamaktır kendi refahını değil. _Bazen her şey ters görünür. Aydınlık karanlık. Doğru yanlış gibi, kolay zor gibi, pak olan kirli, ilerleme gerileme olarak görünür. En kötü anlarda dahi umudunu kesmez doğa-tao. Sen de öyle ol. doğru görünen bir dahakinde eğri görünebilir; zeka aptallık görünebilir, güzel söz söyleyiş patavatsızlık görünebilir; hareket soğuğu alt edebilir, durağanlık da sıcağı, ama hareketteki durağanlık tao'nun yoludur. _Sertin üstesinden ancak ona boyun eğen yumuşak gelir. _Aydınlanmış kişi arkadaş edinmekle ilgilenmez, ne de düşman kazanmakla; iyi ya da kötü ile, övgü ya da suçlama ile. bu tür bir tarafsızlık* insanın en üst halidir… _Keskindir ama kesici değil. Pivridirler ama hiç bir zaman delici değil. Parlaktırlar ama kör etmezler. Budur bilge kişinin eylemi. _Tasarlamadan hareket et; doğal bir şekilde çalış ve tatsızın tadını al; karmaşıktaki basiti ara… _Sorunlar ortaya çıkmadan önce yüzleşilirse kargaşanın önüne geçilir… _Uçsuz bucaksız yolculuklar ilk adımı atmakla başlar. Koca ağaç küçük bir fidandan oluşur _Irmağın ve akıntının hakimi denizdir, çünkü hepsinden alçaktadır. öğretmenin öğrencilerine yol göstermesinin en iyi yolu önde gitmelerine izin vermektir. _Tartışmalar kavgacılık yapmak yerine beklemeyi bilerek, üstüne gitmek yerine geri çekilerek kazanılabilir. büyük savaşlar kıpırdadığını belli etmeden ve gizlediği gücünü koruyarak hareket etmek, saldırmadan ele geçirmek silahtan başka şeyler kuşanmak sayesinde kazanılabilir. _Ülkedeki insanların karnı aç canları kıymetsiz olursa onlar da yönetimi alaşağı etmek için artık kendi canlarından geçerler… _Eğilmek bilmeyen savaşçı kendini ölüme mahkum eder ve eğilmeyi reddeden ağaç kolayca kırılır. onun için sert ve yoğun olanın yenilmesi yumuşak ve esnek olanınsa yenmesi mukadderdir… _İhtiyacından çoğuna sahip olandan alıp ihtiyaç sahiplerine dağıtmak tao'nun yoludur yüksektekini alçaltır, alçaktakini yükseltir… _Tezatmış gibi görünse de insanların aşağılamalarını kaldırabilen kişi yönetmeye uygundur. Önderlik etmeye uygun olan da ülkesinin felaketleriyle bizzat yüzleşendir. _Ne kadar azsa çoğalır, ne kadar çoksa azalır. Gerçek her zaman güzel güzel sözler de her zaman gerçek değildir. _Erdemli kişi kendi için tartışmaya gerek görmez çünkü bilir ki tartışmak yararsızdır. _Övgü beklemeden, ışığı saklamak,, aşırılıklar olmadan, kara aynayı temizlemek, arzuların bastırılması ,sakin ve hareketsiz, köke geri dönmek, ahlakin çürümesi, butunlugu korumak icin boyun egmek, değiştirilemeyeni kabullenmek, erdemli pasiflik arkadan önderlik etmek tek başına durmak
Tao Te Ching, Lao Tzu
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.09.13 18:28 Bukalemun_Dede Feridun'a özel hikaye-PART 1

Uzun bir süre kitapçıdaydım. 2. yabancı dili öğrenerek kendime katkı sağlamak için birkaç kitap seçtim. Görevliye gidip kitapları aldım. Çantam sırtımda yeni bir işe girişme mutluluğu ile oradan ayrıldım. Yağmur hafif hafif çiseliyordu. Saçımın rüzgarda yavaşça sallanışı bana özgürlük ve mutluluk duygusu veriyor içime neşe dolduruyordu. Damlalar hızlandı. Yağmurun altında yavaşça yürüyerek ilerliyordum. Islanmak zevkliydi. Durağa vardığımda hafif ıslanmıştım ama sorun değildi. Otobüsü beklerken yanıma koşarak bir kız geldi. Uzun ve düz saçları rüzgarda aynı bir meleğin kanatları gibi ilerliyordu. Hafif mavi-gri gözleri çok tatlıydı. Belinden 2 karış aşağı kadar gelen siyah paltosu ve küçük siyah el dosyası onu çok tatlı gösteriyordu. Ağzı hafif açıktı. Nefes nefese kalmıştı. Çok tatlı görünüyordu adeta o an içim erimişti. Otobüs geldi. Hafif sıkışıktı ve onunla yüz yüze gelecek şekilde bindik. Uzun süre sohbet ettik kendisi tasarım okuyormuş. Bana biraz ailesinden ve hedeflerinden bahsetti. İyi bir insana benziyordu. Onunla yapışık olmamıza rağmen en ufak bir kötü niyetim yoktu. Ona karşı en masum duygularımla duruyordum. İnsanlığı yöneten o yüce aşk duygusu sonunda bana da çatmıştı. O tatlı gülüşün altında yatan iyi kalbi adeta hissediyordum. Yerler boşaldıkça yan yana oturmaya karar verdik. Bastıran akşam turuncu-sarı bir gökyüzü ile bizi adeta birbirimize sevdirmek üzere en güzel parçalarını sunuyordu. Bir süre sonra esnedi. Sanırım çok uykusu vardı. Yavaşça omzuma düştü. Yağmurun verdiği o hafif soğuk onun vücut sıcaklığı ile birleşip bizi dış dünyadan soyutluyordu.Yirmi dakika sonra yavaşça doğruldu. Benden özür diledi. Sorun olmadığını söyledim ama o kalkınca omzuma çarpan rüzgar beni dondurdu. Adeta sımsıcak yapmıştı omzumu tatlı şey. Otobüs durakta durdu. Burada inecekti. Bir süre çalışması gerekiyormuş. Bu benim için harika bir fırsattı. Teşekkür edip indi. Ona adını sormamıştım. Arkasından seslendim. Esen rüzgarın etkisiyle savrulan o saçları ile bana "Yağmur" diye seslendi. Kapanan kapının arasından gelen bu ses benim en derin noktalarıma ulaştı. Büyülenmiştim. İki yağmurun verdiği sıcak soğuk etkisi ile ısınan omzum yavaşça kalbimi yakıyordu. Gülerek yerime oturdum ve yarını bekledim. Ben de çalışmak için kütuphaneye gidecek ve onu orada bulacaktım...
submitted by Bukalemun_Dede to KGBTR [link] [comments]


2020.09.13 18:07 MarcusAurelius3456 Ulu Davar

Yahu sen ulu davar,
Senin neyine şiir ve aşk?
Bırak da biz halledelim onu
Rab'den gelen ilham ile.
Konuşturalım mısraları,
Kavga ettirtelim beyitleri,
Velhasılkelam
ağlatalım okuyucumuzu.

Ya sen ki ulu davar
Ne anlarsın estetik ve hazdan ?
Sana kalsa ancak
Benzer bu sima
Bir bok çukuruna.

Ama ne âla ki
Allahımıza şükürler olsun
Biliyor ki bütün alem
Senden bi s*k olmaz.
Ve bilecek ki insanoğlu
Hakikat bizim yanımızdadır
Çünkü
Yirmi asırlık medeniyet
Ürünüdür soylunun ve üstünün.

Michelangelo'nun heykelleri
Ve Bach'ın notaları
Senin biçimsiz kafanın üzerine
serpiştirlmiş anlamsız suratının
nasırlı ellerinin ve biçimsiz parmaklarının
eseri değildir.

Ve işte bu yüzden
Ulu ve yüce davar,
Keseceksin o halkçılık edebiyatını
Bırakacaksın anlamsız dırdırını ve lüzumsuz mahçupluğunu.
Acımaz sana Hayat denilen bu rüzgar.
Bu kasırga ki nasıl ekinleri kökünden söküyorsa
Alır senin aklını başından
Siler 50-60 yılını
Sinek avlıyormuşçasına.

Bak köylü anadolulu,
Senin neyine eşitlik ve sosyalizm
Yatacaksın akşam erkenden, kalkacaksın sabahın köründe.
Ve çalışacaksın it gibi durmadan ki
Cebine 2 kuruş para ve
ağzına da bir parça kapkara tayın girsin diye,
Eee şansın olursa bir gün bir damla şarap da belki nasip olur vesselam.

Bırak felsefeyi filozof yapsın.
Ülkeyi akıllı olan ve yiğit olan yönetsin.
O zaman ancak kurtulursun
Bilinçsiz şarlatanlığından
Kendi kendine açtığın bu büyük tantanadan
Ve bu büyük rezalletten
Ulu davar!
submitted by MarcusAurelius3456 to turkishpoem [link] [comments]


2020.09.13 17:25 Snoo693737 Aşk ve Gurur ve Zombiler (2016) 4K Ultra HD 2160p Dual indir

DOWNLOAD LINK: megafile3.top/4441sdf9b/r35234s

submitted by Snoo693737 to u/Snoo693737 [link] [comments]


2020.09.13 14:07 diziriscom Kuzey Yıldızı İlk Aşk 32. Bölüm Fragman

Kuzey Yıldızı İlk Aşk 32. Bölüm Fragman submitted by diziriscom to u/diziriscom [link] [comments]


Özcan Deniz - Aşk (Audio) - YouTube Aşk - YouTube Aşk - YouTube Sertab Erener - Aşk (Akustik) - YouTube MEHMET DEMİRTAŞ - AŞK (KLİP) - YouTube Sertab Erener & Demir Demirkan - Aşk - YouTube Aşk [Official Video] - Gökhan Türkmen #Aşk - YouTube AsK Aşk - YouTube

Mert Ekren - Aşk İçin Releases, Reviews, Credits Discogs

  1. Özcan Deniz - Aşk (Audio) - YouTube
  2. Aşk - YouTube
  3. Aşk - YouTube
  4. Sertab Erener - Aşk (Akustik) - YouTube
  5. MEHMET DEMİRTAŞ - AŞK (KLİP) - YouTube
  6. Sertab Erener & Demir Demirkan - Aşk - YouTube
  7. Aşk [Official Video] - Gökhan Türkmen #Aşk - YouTube
  8. AsK
  9. Aşk - YouTube

Provided to YouTube by Sony Music Entertainment Aşk · Sertab Erener Sertab Erener ℗ 1999 SONY MUSIC ENTERTAINMENT TURKEY Lyricist: Aysel Gürel Composer: Demi... Provided to YouTube by Believe SAS Aşk · Koray Candemir · Koray Candemir · Koray Candemir Sade ℗ SONER MÜZİK Released on: 2001-11-07 Auto-generated by YouTube. Provided to YouTube by The Orchard Enterprises Aşk · Özcan Deniz Aşk ℗ 2019 DNZ Prodüksiyon Released on: 2019-12-06 Producer: DNZ Prodüksiyon Auto-generated ... Bende olsam hiç düşünmeden aynısını yapardım senin için.. CİHAN PLAKÇILIK KASETÇİLİK Sertab Erener'in sevilen şarkılarından 'Aşk', bu sefer akustik gitar eşliğinde sizlerle. Söz: Aysel Gürel Müzik: Demir Demirkan Akustik Gitar: Gültekin Kaçar... Sertab Erener & Demir Demirkan - Love (Live) Aşk [Official Video] - Gökhan Türkmen #Aşk Söz: Aslı Demirer Müzik: Gökhan Türkmen Düzenleme: Feryin Kaya, Ural Sönmez Şarkı Sözü: Ben bakmasaydım sana Ve se... Özcan Deniz “Aşk” video klibi YouTube’da yayında. Hemen izlemek için tıklayın; https://youtu.be/Vi8SW9CILUk Sözleri Özcan Deniz, bestesi Yeganeh Abi ...